2021 Teknoloji Trendleri Nelerdir? Bu Yıl Hangi Trendler Ön Plana Çıkacak?

2020 yılı; hiç şüphesiz hepimiz için benzeri görülmemiş bir kargaşa, belirsizlik ve bunalım yılı oldu. Son derece hazırlıksız yakalandığımız Covid-19 Salgını hayatımızda büyük değişimleri de beraberinde getirdi. Her sektör, ihtiyaç ve tüketim alışkanlıklarımızı büyük ölçüde değiştiren bu salgından az çok nasibini aldı. Uzmanlar, Covid-19 Salgını ile birlikte gelişen süreçte kelimenin tam anlamıyla yepyeni bir “Dijital Çağ” başladığı konusunda hemfikir. Öyleyse gelin hep birlikte, gelişimine her an tanıklık etmekte olduğumuz bu yeni dönemin 2021 yılı özelinde teknoloji dünyasını nasıl dönüştürdüğüne bir bakalım. 

2021 Teknoloji Trendleri  

İçinde bulunduğumuz Dijital Çağ; finans, pazarlama, sağlık, turizm ve eğitim olmak üzere pek çok sektörde köklü değişimlerin yaşandığı bir dönem oluyor ve olmaya da devam edecek. Varlığını büyük ölçüde veri analizine dayalı yapay zekâ teknolojilerine borçlu olan bu değişimler hiç hız kesmeden 2021 yılında da artarak devam edecek.  

Yapay Zekâ ve Makine Öğrenimi  

Yapay zekâ, son 10 yılda en fazla ilgi gören alanlardan biri oldu. Ancak yine de yeni teknoloji trendlerinden bir olmaya devam ediyor. İnsanların zekâlarını kullanarak yaptıkları işlerin artık bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlayan yapay zekâ teknolojisi bugün sağlık analizi ve hasta tedavisinden tutun da sesli asistanlara, navigasyondan tutun e-ticarete pek çok alanda kullanılıyor. Geniş bir kullanım alanına sahip olması, yapay zekâya olan yatırımları artırıyor. Yapılan son araştırmalardan elde edilen verilere göre, yapay zekâ pazarındaki bilişsel sistemlere yönelik küresel harcamalar 2021 yılında 51 milyar dolar olmakla kalmayacak, 2025’te 190 milyar doların üzerine çıkacak.  

Yapay zekânın bir alt kümesi olan makine öğrenimi de bugün pek çok sektörde kullanılıyor. Elektronik cihazların geçmiş verileri analiz edip bunlardan sonuç çıkarması ve çıkardığı sonuçlara göre yeni bir davranış oluşturması veya geliştirmesi anlamına gelen makine öğrenimine her geçen gün artan bir talep söz konusu. Forrester; yapay zekâ, makine öğrenimi ve otomasyon gibi alanların 2025 yılına kadar ABD’deki yeni mesleklerin %9’unu oluşturacağı öngörüsündedir.  

Davranışların İnterneti  

Hâlen devam etmekte olan küresel salgın, biz fark etmesek de hayat karşısındaki bazı tutumlarımızı ciddi bir biçimde etkiledi ve teknolojiyi kullanarak insanların davranışlarını anlama ve yönlendirme noktasındaki eğilimlerin artmasına neden oldu. Öyle ki son yılların moda teknoloji trendlerinden biri olan “Nesnelerin İnterneti” artık yalnız değil. 2021 yılında adını daha sık duymaya başlayacağımız başka bir teknoloji trendi de ona eşlik ediyor: Davranışların İnterneti.  

Davranışların yönlendirilmesi için verilerin toplanması ve kullanılması anlamına gelen Davranışların İnterneti (Internet of Behaviors, IoB), henüz çok yeni bir kavram. Gartner’ın 2021 yılı için dünyanın en büyük stratejik teknoloji trendleri arasında değerlendirmesi sebebiyle dikkatleri üzerine çeken IoB, dijital dünyadaki verileri toplayarak anlamlandırma ve bu verileri kişilere yönelik olarak tekrar kullanmayı içeriyor.  

Gartner’ın tahminlerine göre 2023 yılına gelindiğinde davranışlarımızı etkilemek için dünya nüfusunun %40’ının bireysel faaliyetleri dijital olarak izlenecek. 2025 yılının sonuna kadar ise dünya nüfusunun %50’den fazlası, ister hükûmet ister özel bir şirket kaynaklı olsun en az bir IoB programına maruz kalacak.  

5G  

5G (5. nesil mobil internet bağlantısı), hayatımızın pek çok alanını etkileyecek yenilikçi teknolojilerin başında geliyor. 4G’den yaklaşık olarak 10 kat daha hızlı veri iletimi sağlayacak olan 5G teknolojisi artan hız sayesinde başta sanal gerçeklik uygulamaları olmak üzere pek çok alanda devrim niteliğinde değişimler yaratacak. 5G ile birlikte sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi teknolojilerin hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geleceği öngörülüyor.  

Dünyada 5G’ye geçen pek çok ülke var. Türkiye’nin de bu konudaki çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Uzmanlara göre 2021 yılı, 5G için kritik bir yıl olacak. Yetkililerin yaptıkları açıklamalar dikkate alındığında bizim de 5G’ye geçişimiz yakındır diyebiliriz.  

Uzaydan Gelen İnternet  

Elon Musk’ın kurduğu uzay araştırmaları ve uzay taşımacılığı hizmetleri veren SpaceX şirketi tarafından uydu interneti erişimi sağlamak amacıyla geliştirilen Starlink Projesi, dünyadaki internet kullanımı olayını bambaşka bir boyuta taşıyacak.  

Starlink ile birlikte SpaceX, yüksek kalitede geniş bant internet sunmayı amaçlıyor. Bu amaçla ilk olarak 24 Mayıs 2019 tarihinde ilk 60 uydu, Falcon 9 roketiyle birlikte uzaya yollandı. Toplamda 42 bin uydudan oluşacak bu proje, Elon Musk tarafından ilk defa 2015 yılında dile getirilmişti.  

Starlink projesiyle gerçekleştirilmek istenen asıl amaç; gezegenin en yalıtılmış yerlerine bile yüksek kaliteli interneti, düşük gecikmeyle ulaştıracak dünyanın küresel anlamda en hızlı ve en ekonomik geniş bant internet hizmetini sağlamak üzere bir uydu zinciri tasarlamak.  

Fintech  

Finans teknolojisi ya da diğer bir bilinen adıyla Fintech, finansal hizmetlerin sunulmasında geleneksel finans yöntemleriyle rekabet etmeyi amaçlayan yenilikçi bir teknolojidir. Finans alanındaki faaliyetleri iyileştirmek için teknolojiyi kullanan Fintech; akıllı telefonların mobil bankacılık, yatırım, borçlanma hizmetleri ve kripto para birimi için kullanılmasını ve finansal hizmetleri toplumun tümü için daha ulaşılabilir hale getirmek için gerekli teknolojileri içerir.  

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 2012 yılında 4,6 milyon dolar yatırım büyüklüğünde olan Fintech sektörü, 2016 yılında 29 milyon dolara ulaştı. 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre ise Türkiye’de 200’ün üzerinde Fintech şirketinin olduğu ve bu şirketlerin 15 milyar dolar büyüklüğe sahip olduğu görülmüştür. Geçtiğimiz yıl başlayan küresel salgının Fintech’lere ve alternatif ödemelere olan yaklaşımları olumlu yönde etkilemesi, 2021 yılında da Fintech sektörünün ivme kazanacağının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.  

Blockhain ve Kripto Para  

Blockchain (blok zinciri), son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz kripto veya elektronik para olarak bildiğimiz Bitcoin’in arkasındaki asıl teknolojidir. Hızı ve güvenilirliğiyle ön plana çıkan blokchain teknolojisi ile para akışı birçok kaynaktan aynı anda onaylanmaktadır. Mevcut kayda kimsenin müdahalesinin mümkün olmadığı blockhain teknolojisinde hesap hareketleri dijital olarak imzalanmaktadır. Üstelik blockchain ile işlemleri denetlemek veya doğrulamak için güvenilir bir üçüncü tarafa ihtiyacınız yoktur.  

Blockchain, şu an çeşitli sektörlerde kullanılıyor ve bu teknolojiye olan ilgi her geçen gün artıyor. Uzmanlara göre, 2021 yılının parlayan teknoloji trendlerinden biri olacak.  

Genişletilmiş Gerçeklik  

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik kavramlarını son yıllarda sıklıkla duyuyoruz. Genişletilmiş gerçeklik (İngilizcesi: extended reality, kısaca XR) ise tüm bu teknolojilerin (artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve karma gerçeklik) bir araya gelmesinin bir sonucudur. Genişletilmiş gerçeklik, fiziksel ve sanal dünyayı bir araya getirir ve kullanıcı için sürükleyici bir deneyim ortamı yaratır.  

Eğlence, pazarlama, eğitim, emlak gibi pek çok sektörde kullanılan genişletilmiş gerçeklik teknolojisine olan ilgi her geçen gün artıyor. Şöhreti muhtemelen 2021 yılıyla sınırlı kalmayacak bu teknolojinin adını, ilerleyen yıllarda daha sık duyacağız.  

Giyilebilir Teknolojiler  

Basitçe ifade etmek gerekirse giyilebilir teknoloji, kullanıcının vücuduna takılmak üzere tasarlanmış her türlü elektronik cihazdır. Kullanıcıların gündelik hayatlarının vazgeçilmez bir parçası haline gelmeyen başlayan bu cihazların en bilinenleri yeni nesil saatler ve akıllı gözlüklerdir.  

Giyilebilir teknolojiler şu an; sağlık (tansiyon aleti, EKG görüntüleyici, işitme cihazları vb.), spor (adımsayar, akıllı saatler vb.), bilişim ve eğlence (akıllı gözlükler, bluetooth kulaklık vb.) gibi sektörler başta olmak üzere pek çok alanda kullanılmaktadır.  

Bu tür cihazların hızla benimsenmesi, giyilebilir teknolojiyi “Nesnelerin İnterneti” yarışında ön saflara yerleştirmekte, bu sebeple de giyilebilir teknoloji için yapılan yatırımlar her geçen gün artmaktadır. Görünen o ki 2021 yılı, giyilebilir teknolojilere olan talebin artacağı ve bu alandaki yeniliklerin hızlanacağı bir yıl olacak.  

Robot Asistanlar  

Robotlar, hiç şüphesiz 2021 yılında bizi daha fazla çevreleyecek. Günlük olarak tekrar eden işleri yapay zekâ kullanarak gerçekleştiren robotlar, makine öğrenimi veya derin öğrenme gibi teknolojileri kullanarak komutları anlayıp görevlerini yerine getirmektedirler. Hatta gözleme ve veri analizi yapma gibi yetkinlikleri olan robot asistanlar tahminlerde bulunabilmekte ve kullanıcılara öneriler verebilmektedirler.  

Robot asistanların kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Bankacılık ve sosyal etkinlikler gibi konularda bilgi verme, takvime bakarak toplantı ayarlama, alarm kurma, müzik çalma gibi pek çok işi yapan robot asistanların en büyük avantajı çok sayıda işi çok kısa sürede sorunsuz bir şekilde çözüme ulaştırmasıdır.   

Gartner’a göre 2024 senesine kadar finansal robot asistanlar, müşteri etkileşimlerinin %15’ini müşteriler adına gerçekleştirebilecektir. Bu oran, bu teknolojinin gelecekte hayatımızı ne kadar etkileyebileceğine dair fikir vermesi açısından son derece önemli.  

Sonuç olarak 2020 yılı bizlere, daha önce hiç karşılaşmadığımız ve karşılaşmayı pek de ummadığımız bazı sorunların nasıl da tüm insanlığı etkileyebileceğini gösterdi. Mücadele etmemiz gereken şeyler eski yaşantılarımıza benzemiyorsa o halde yeni sorunlar için yeni mücadele araçları gerekli. Teknoloji bunun için var! 

Bu içerik de ilginizi çekebilir:

10 Maddede 5G Teknolojisi Nedir?